Kasım 2011 75.Sayı  


Söyleşi
"Pide, Kebap ve Lahmacunu Hatipoğlu Restoran'da tadın!"
31.11.2011
Samsun''un küçük sanayi sitelerin yanında, Organize Sanayi Bölgesi''nin de yer aldığı Kutlukent Kerimbey"de: pide, lahmacun ve kebabın en lezzetlisini; hijyenik, nezih bir ortamda tatmak isterseniz Hatipoğlu Restoran"a uğrayacak ve öğle yemeği yiyeceksiniz. Hatipoğlu Restoran"da, işletmenin sahibi olan oğluna boş zamanlarında yardımcı olan Kerimbey Camii İmamı Ömer Yücel ile Hatipoğlu Restoran''ı konuştuk. Yücel, çocukluğundan bu yana ticaretle haşır-neşir olduğunu, kamu görevlisi olmasının yanında, boş zamanlarını da ticaretle değerlendirdiğini anlattı. Hatipoğlu Restoran''da, işletmeci olan oğluna boş zamanlarında yardımcı olduğunu dile getiren Yücel, restoran işletmeciliğinin insan sağlığı ile ilgili ciddi bir iş olduğunu vurgulayarak, "İşletmede en önce dikkat etmemiz gereken tabi ki temizliktir. Genel olarak fırınla çalıştığımız için bizim ana maddemiz un ve ettir. Dolayısıyla eti kimden aldığımızı biliyoruz. Bu birincisi. İkincisi; mekanımızın temizliği ve ilaçlaması ciddi anlamda yapılmaktadır. Burası açılalı bir ay olmadı, ama iki defa ilaçlamam yapıldı. Bir ilaç firamasıyla anlaşmalıyız burada her ay periyodik olarak mutlaka ilaçlamalarımızı yapacaktır. İnsanlara zaman zaman pilavın içinde tavuk eti sunuluyor ve zehirlenmiş onlarca insan hastaneye taşınıyor. Bu nasıl oluyor, hiç mantığım almıyor. Nasıl et kullandınız? Tavuk etinin kullanımı ya bir gündür ya da iki gündür. Onu çok ciddi ve dikkatli korumalısınız" diyor. Ömer Yücel, tüm Samsunluları da Hatipoğlu Restoran"da; her biri konularının ustası olan pide, lahmacun ve kebap ustalarının hazırladığı pide lahmacun ve kebapları tatmaya davet ediyor. İşte o şöyleşi...
-Sizi tanıyabilir miyiz?
Amasya'da 1962 yılında doğdum. Yaklaşık 30 yıldır Samsun"un Tekkeköy İlçesi'nde din görevlisi olarak çalışıyorum ve bu arada da ticaret hayatının içerisindeolan oğluma yardımcı olmaya çalışıyorum. Yaklaşık bir aydan bu yana da oğlumla birlikte Hatipoğlu Restoran müssesemizi açtık. Oğlum işin başındadır. Ticari faaliyetimize bugün itibariyle son hızla devam ediyoruz. Üç oğlum var. Biri benimle baraber ticaretin içerisinde, biri Bilgisayar Mühendisliği son sınıfta okuyor, diğeri İngilizce Maliye bölümüne yeni kayıt oldu. Biz de hem memuriyeti, hem de ticareti olabildiğince sıkı bir şekilde götürmeye çalışıyoruz.
-Din görevlisi olarak çalışıyorum dediniz. Din görevliliği yaparken ticaret nereden aklınıza geldi?
Tekkeköy İlçesi Kerimbey Mahallesi Camii"nde kesintisiz yirmi dokuz buçuk yıldan beri din görevlisi olarak çalışıyorum. Bizim ticaretle uğraşmamız okul yıllarında başladı. Elma olur, erik olur, okula gelip satardık. Bu paralarla hem öğrenci olarak harçlığımızı karşılardık, hem de servis paramızı karşılardık. Diğer ihtiyaçlarımızı ortaokul ve lise hayatımız devam ederken meyveyi okulda öğrencilere satarak, öğrencilikle ticareti bağdaştıran kişi olarak bugün de ticareti ciddi manada götürüyoruz. Ama az uyuyoruz, çok çalışıyoruz. Sabah erken saatte çalışmaya başlıyoruz, akşam geç saatlerde bitiriyoruz. Böyle bir yoğunluk içerisindeyiz. Dolayısıyla zor oluyor, ama bugüne kadar bir sıkıntı olmadı, götürdük.
-Restoran açmak nereden aklınıza geldi, buna neden ihtiyaç duydunuz? Şunu da sormak istiyorum. Neden Sanayi Sitesi?
Birincisi; Benim görev mahallime yakın olması, ikincisi; Samsun"un hem ticari hayatı, hem de sanayisinin kalbi; yoğunlukla Kutlukent-Tekkeköy beldesinde atmaktadır. Tabiri caizse, Samsunlular sabah bu İlkadım, Örnek sanayi  sitelerine, bu sanayi bölgelerine taşınır, akşam da Samsun"a geri döner. Samsun nüfusunun üçte biri bu sanayi bölgesine akar. Tabi ki onların yeme-içme ihtiyaçları var. Onların gıda ihtiyaçlarını karşılamak gerekir. Ve de nezih bir ortamda karşılamak gerekir. Sanayide de bu anlamda restoran sayısı çok azdır. Biz zaten, küçük çapta bu işi yapıyorduk. Burada, ciddi anlamda bir müssese açığı gördük ve zaten iki yıldan beri böyle bir arayışımız vardı. Buradaki işletmenin boşaldığını gördük ve küçük olan işimizi büyüterek, gördüğünüz gibi devam ediyoruz.
-Gördüğümüz kadar, restoranınızda değişik bir yemek kültürü ve her çeşit yemek var. Bir de mekan olarak insanı rahatlatan güzel bir yapısı var. Bunlarla ilgili olarak neler söyleyeceksiniz?
Bugün insanımız yemede-içmede ve giyimde üç şeye önem veriyor. Giyimde temiz giyinmeye çalışıyor. Takdir edersiniz ki, gıda işi farklıdır. Hem kaliteli ve lezzetli olmalı, hem güzel bir ortam olmalı, bir de hesaplı olmalı. Biz, işte bu üçünü buluşturuyoruz. Hem kaliteli ve leziz yiyecekler, hem güzel bir ortam, hem de hesaplı. Hatta sloganımız da şudur: Kebapta pidede ve lahmacunda kaliteyi zirveye çıkarıyoruz. Bunlarıda çok uygun maaliyetlerle  yapıyoruz. Misafirlerimiz genelde böyle söylüyor. Bize göre yeterli bir kar marjımız var. Ha, biz ailece işin içerisinde çalıştığımız için, yiyeceklerimizin ucuz olması biraz da burdan kaynaklanıyor. Bir başka sebebi de yaptığımız ürünleri uygun maliyetle sanayinin her köşesine tattırmamız lazım, yedirmemiz lazım. Yeni açılmamız itibariyle fiyat çok da önemli değil. Daha sonra bir ayarlama da yapılabilir. Asıl olan şudur: Şu andaki lezzeti pidede, kebapta ve lahmacunda tatırmak. Ustalarım sayılı ustalardır. Kebapçım, pidecim ve lahmacuncum mesleklerinin doruklarındaki ustalardır. O sebeple fiyat şu anda çok da önemli değil. Şimdi piyasada çok ucuz yemekler var. İnsanlar ucuz yemeğin yanında kaliteyi gördüğünde, fiyata pek itibar.
-Siz işletmeci olarak  restoranlarda genel olarak nelere dikkat etmemizi tavsiye edersiniz?
İşletmede en önce dikkat etmemiz gereken tabi ki temizliktir. Genel olarak fırınla çalıştığımız için bizim ana maddemiz un ve ettir. Dolayısıyla eti kimden aldığımızı biliyoruz. Bu birincisi. İkincisi; mekanımızın temizliği ve ilaçlaması ciddi anlamda yapılmaktadır. Burası açılalı bir ay olmadı, ama iki defa ilaçlamam yapıldı. Bir ilaç firamasıyla anlaşmalıyız burada her ay periyodik olarak mutlaka ilaçlamalarımızı yapacaktır. İnsanlara zaman zaman pilavın içinde tavuk eti sunuluyor ve zehirlenmiş onlarca insan hastaneye taşınıyor. Bu nasıl oluyor, hiç mantığım almıyor. Nasıl et kullandınız? Tavuk etinin kullanımı ya bir gündür ya da iki gündür. Onu çok ciddi ve dikkatli korumalısınız.
-İnsanlara yemek alanında böyle bir işletme açmaktan memnun musunuz?
Memnunum. Yaptığım işin memnuniyetini de müşterilerimden anlıyorum. Bir defa burada yemek yiyen tekrar tekrar geliyor. Bade ve yoğurtlu kebabı; bugün yiyen, yarın yine yiyor. Bu da bana gösteriyor ki; biz bu işi iyi götürüryoruz. Restoranımız şu anda 150-200 kişiye hitap ediyor. Yazın dışarıda 150 -200 kişiye rahatlıkla hizmet verebiliriz. Dışarıya aldığımızda mekanımızla birlikte rahat olarak 300 kişiyi ağırlayabiliyoruz.
-Restoranınızın adını neden Hatipoğlu koydunuz? Hatipoğlu Restoran"ı diğerlerinden ayıran farklar nelerdir?
Kamuda yaptığım görev olarak İmam olduğumu söylemiştim. Memuriyetimin başladığı günden bu yana her Cuma günü Cami"de bir saatlik vaazım vardır. İnsanlara hitap ediyoruz, insanları aydınlatıyoruz. Benim konuşmalarımı dinlemek için sanayiden insanlar buraya gelir. Kerimbey Camii yolun kıyısındadır. Buraya gelen dinleyicilerim vardır. Dolayısıyla benim mesleğim hatiplik. Restoran işini oğlumla birlikte yürüttüğüm için oğlu kelimesi de oradan kaynaklanıyor. Hatipoğlu bana orjinal bir şekilde uyan bir isim, güzel ve sıcak bir isim, insnaların aklında kalıcı bir isim olduğu için onu tercih ettik. İnsanlar geldiklerinde, istiyoruz ki; güzel bir mekana girsinler. Buna Cami"de de çok dikkat etmişimdir. İnsanlar Cami"ye geldiklerinde, başlarını secdeye koyduklarında rahat bir nefes alsınlar, burunlarına ayak kokusu gelmesin. Bu yüzden ben Cami"yi değiştirdim, tepeden tırnağa yeniden yaptırdım. Halılarını değiştirdim, duvarlarını yeniden yaptırdım. Şu anda da dış mekanını yaptırıyorum. Dolayısıyla restorana girdiğimiz zaman neresi olursa olsun küçük bir yağ kokusu, et kokusu geliyorsa insanları rahatsız eder. İç mekanın havalandırılması ferah ve rahat olması lazım. Hijyenik olması lazım. Müşteri içeri giridiğinde memnun kalmalıdır. Buranın önceden köhne bir yapısı vardı. Biz tam üç ay uğraştık. İçeri giren rahat olsun, temizlik görsün, insanlar rahat etsin. Nem kokusu rutubet kokusu hiç bir işletmede olmaz, çünkü insanları rahatsız eder.
-Son olarak kamuoyuna neler söylemek istersiniz?
Gerek sanayi içinde, gerek Samsun"da, çevre il ve ilçelerdeki dostlarımızla mekanımızda görüşmek, çay içmek, muhabbet etmek isterim. Herkese sevgi ve saygılarımızı sunarız.
 
Bu sayfayı paylaşın
 
 
MENAR MENTAL ARİTMETİK MERKEZİ DAHİ ÇOCUKLAR YETİŞTİRİYOR!
"Pide, Kebap ve Lahmacunu Hatipoğlu Restoran'da tadın!"
DEVECİ: SAMSUN İÇİN SİYASETTE HER ZAMAN VARIM
''Samsun'da Sağlık Turizmi'nin de öncüsü olacak''
Genel Müdür Arlı, "Samsun'u "Ağaç Yapılar" ile doğayla buluşturacağız"
 


''Samsun'da Sağlık Tur...
Özel Medicana İnternational Hastaneler Gurubu ile Samsun ekonomisine büyük katkılar sunan Borsan Şirketler Gurubu"nun ortaklaşa olarak, ülkemizin, Karadeniz Bölgesi"nin ve Samsunluların hizmetine... DEVAMI
DEVECİ: SAMSUN İÇİN Sİ...
Avukat Cemil Deveci, Samsun siyasetinin dinamik, renkli isimlerinden biri... Av.Deveci, Samsun"un; hukuk alanında da, medya dünyasında da ses getiren isimlerinden... Avukat Cemil Deveci ile Genel... DEVAMI
Dünyagöz...
Dünyagöz Hastaneleri göz ve göz hastalıkları alanında, ülkemizin ve dünyünın sayılı merkezleri arasında yer alıyor. Dünyagöz Gurubu, Sağlık kenti olma yolunda hızlı ve emin adımlarla ilerleyen Sa... DEVAMI
GENÇOSMANOĞLU: Demokra...
Demokrat Parti (DP) Samsun İl Başkanı Mustafa Gençosmanoğlu ile Dergimiz İmtiyaz Sahibi Süleyman Balcıoğlu dobra dobra bir söyleşi gerçekleştirdi. AKP iktidarı ve muhalefet partileri CHP ve MHP"y... DEVAMI